Pumanın hayata meydan okuyan manifestosu

20.09.2019 - 9:05
Yorum Yap
Dr. Tufan SOYDABAŞ

Dr. Tufan SOYDABAŞ

Pumayı bilmeyen yoktur, dağ aslanı olarak da bilinen puma fiziki olarak birçok özelliği bulunan bir hayvandır. Kedigillerden, yalnız dolaşan, kendini çok iyi kamufle edebilen, çevik bir yapıya sahip olan, 4m metreye kadar sıçrayabilen, kesinlikle leş yemeyen sürüngenlere dokunmayan 21 yaşına kadar yaşayabilen bir batında 1-6 arası yavru yapabilen çevik ve çok kıvrak koşabilen yaratılıştaki bir hayvandır.

Ama kastımız pumanın bu fiziki özellikleri değil tabii ki, bizleri ilgilendiren tarafı bir manifesto niteliğindeki avı ile kendisi arasındaki alakası tabii ki...

Gelin pumanın bizlere ders olabilecek yaşadığı ve anlatmak istediği bu manifestodan dersimizi alalım ne dersiniz?

Bir puma avının peşinden neden koşar? Elbette avını yakalamak için. Ama durum bu kadar basit değildir. Puma avını peşinden ölümcül bir koşu yapar. Ya kendisi galip gelir yada avı.Ama fark şu;Bu ölüm koşusunu her zaman avının büyüklüğüne göre ayarlar. Yani önce plan yapar, plan ne kadar hayati bir öneme haizdir. Yani elbette bir tavşan için koşacağı süre ile bir ceylan için koşacağı süre aynı değildir. Avına sinsice yaklaşır, kendi durumunu gözden geçirir. Avına sinsice ve ustaca yaklaşır. Bu plan için zira doğru yerde ve doğru zamanda olması gerekir. Evet bu başarmanın diğer vazgeçilmez şartı da doğru yerde ve doğru zamandır. Zaman ve zemin planın tatbiki için vazgeçilmez diğer öğelerdendir. Çünkü enerjisini ergonomik kullanması gerektiğinden asgari bir enerji ile ölüm koşusunu yerine getirmesi gerekir. Tabi ki bir tavşan da bulunacağı yer ve zaman mefhumu bir ceylan avı için yaşayacağı yer ve zaman mefhumu aynı olmayacaktır.

Bir önemli husus da bu avlarının peşinden koşarken harcadığı enerji miktarı avdan gelecek enerji miktarından düşükse koşmaktan vazgeçer. İşte büyük bir farkındalık, içe dönük bir muhasebe adeta bu hayat döngüsünde otomatik hale gelmiş tefekkürsel bir boyuta dokunuş bir kavrayış aklın ve duygusal ortaklığın hayata meydan okurcasına ve bu ortaklığı kıskanırcasına kendisine bu farkındalık muhasebe ve içe dönük boyutun verdiği yerinde karar ve vazgeçme… Yenilgiyi kabul etme hali ve insanoğluna adeta kadere teslim oluşunun verdiği bir inanış numunesi.  Ama bir tükeniş değil bu aynı zamanda bir kabullenme,  Dikkat edin enerjisi tükendiği halde bir tavşanın peşinden onu yakalayancıya kadar koşmuyor. Belki de enerjisi kritik değerin altına düştüğü halde koşsa yakalayacak. Ama avının kendisine vereceği enerji bu harcadığı enerjiyi yerine koymayacak. Yani atılan taş ürküttüğün kurbağa ya değmeyecek. Müthiş bir farkındalık ve iç muhasebe ve bunu önceden hissede bilmek… Maalesef böyle bir farkındalık herkese nasip olmuyor. Onun için ceylanın peşinden koştuğu süreden çok daha azını tavşanın peşinden koşarak geçiriyor. İşte bunu tam tersi bir anlayış ise ki ‘’Aptal Puma Sendromu’’ olarak adlandırılır. Günümüz bir çare insanlarının bütün hayatsal enerjilerini daha ufak şeyler için çok daha fazla zaman harcayıp bir çırpıda tüketen tarzı anlayışları için çok yerinde söylenmiş bir sözdür. Pumanın bu zaman dilimindeki hayatı yaşadığı tarzı anlayışı tam bir denge halinde olmaktan geçiyor. Öyle bir denge ki belki enerjisini aptalca harcasa ölecek yani ölüm ile hayat arasındaki o müthiş dengeyi çok iyi ayarlıyor. Yani günümüz insanına adeta ölümden sonraki hayatın ile ölüm öncesi hayatın dengesini kör gözlere sokarcasına insanoğluna arzı endam ettiriyor. Yani dünya için ahiretini ahiret in için dünyanı terk etme bu ikisi arasındaki dengeyi iyi koru diyor. Dan Milman Spirutiel Yasalar adlı kitabında en önemli yasalarından bir tanesi de işte bu denge yasası..Puma bu yasa yı yaşayan ve açıklayan en büyük spirutüel usta  adeta. Durun daha bitmedi kahramanımız hani avından vazgeçmişte işte o bir yok oluş tükeniş değil daha yeni bir avı nasıl olarsa bulurum böyle bir fırsat önüme çıkarsa enerjim her zaman hazır olsun dercesine anlattığı adeta insanoğluna da beyan ettiği işin tevekkül ve ümidini kaybetmeme boyutu. Ve esnek olma hali böyle bir olumsuz karşısında daha yeni fırsatların çıkabileceği düşüncesi ve hayata daha değişik ve kendisine daha az acı veren daha ergonomik bir boyuttan bakış ve aceleci olmama hali. Yine Millman’nın ruhun yasaları kitabından ki esneklik yasasına adete yapılan bir vurgu.

Bir pumanın yaşadığı bu enstantaneler adeta ağır çekimde yapılmış aksiyon er bir hayat ve her karesinde de Pumanın yaşadığı ve yukarıda kalın puntolarla yazdığımız anlamlar manzumesinin insanoğluna resmeder tarzda eyyamcılığını yapmak da. İşte insan oğlu da böyle hayat tıpkı bir Pumanın kine benzemek de Pumanı avları insanoğlunun hedefi, sıkıntıları, yaşadığı zorluklar, ve kaybet menin verdiği duygusal olumsuzluklar ama bunu bir tükeniş olarak asla kabullenmeyiş, ümit var olmak içsel boyutta bunu muhasebesini tekrar tekrar yapıp bunlardan ders alıp farklı bakış açılarında hayata bakıp en pragmatik olanı keşfedip onun aksiyonunu icra etme hali esnek olmak tevekkül etmek en önemlisi de kendi içsel dengelerini oluşturup tekrar hayata meydan okuma hali tıpkı bir Puma gibi… Ne dersiniz bir Puma nın bu manifestosunu yaşasak hayattan istediğimizi alıp mutlu bir hayatın kalıcı temellerini atarmıyız sizce?!

 Sağlıcakla kalın.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN