Müzmin

15.04.2019 - 11:42
Yorum Yap
Ezgi ÇELİK

Ezgi ÇELİK

Müzmin bekardan sesli düşünceler. Son zamanlarda etrafımdaki herkesi kitlediğim tek bir gündemim var; “Ben çirkin miyim?” Evet, son zamanlarda etrafımdaki herkesi bu soru ile kitliyorum. Doğal olarak senelerdir yalnız olmamı belli bir sonuca bağlama çabası içerisindeyim. Öncelikle kendimi bildim bileli hayatımda kimse olmadı artık bunu kaçıncı kez söylediğimi bilmiyorum. Son bir haftadır bunun nedenlerini araştırmaya adadım kendimi. Kendimce çıkardığım sonuç, “çirkin” olmam ya da erkeklerin o etkilendikleri auraya yani çekiciliğe olmamam. Etrafımdakilerden ise her kafadan farklı bir ses, bir hikaye biri “sen yaklaş” diyor, biri “kısmet” diyor, biri “güzellik çirkinlik değil mevzu çekicilik” diyor… Diyor da diyor kısacası… Özetle sorun benim güzelliğim çirkinliğimde değil ama hala bir sonucumuz adamakıllı bir cevabımız yok. Evet, sonuca daha ulaşamadım ama oturdum düşündüm, müzmin bekarlık sultanlık mı benim için? Herşeyi olduğu gibi bunu da sorguladım. Herşeyden önce kafam rahat, ne kendimi, ne de birini gerebilecek problemlere sahip değilim. Modern ilişkinin getirdiği ekstra her yükten muafım. Bir yere mi gideceğim, basıp gidiyorum, birşey mi giyeceğim, istediğimi giymekte özgürüm, erkek arkadaşlarımla iletişimim de hiçbir engelim, “acaba o ne der?” sorunsalım yok. Evet kafam rahat… Kilo mu aldım, spor mu yapamadım, makyaj mı yapmadım, saçım mı tülerdi, göbek mi yaptım… Bunların hiçbiri problem ya da bir kuruntu nedeni değil benim için. 7/24 bir mesaj trafiğim yok genellikle arkadaş gruplarımla muhabbet eder, ara ara özel günlerde Whatsapp dışındaki normal mesajlarıma birçok abonesi olduğum markalar ve bankalardan nazik mesajlar alırım. Dezavantajları ise genellikle her iki boyutta hem sosyal hem de kişisel oluyor bu işin! Aynada Kendine İltifat Etmeye Çalışma Çabaları… Bu olayın öncelikle kişisel bir boyutu var ki, gerçekten bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Benim kendimi güzel bulmama nedenlerimden biri de, birinin bu zamana kadar benden hoşlanmaması olduğunu düşünüyorum. Çünkü aynaya baktığımızda kimsenin kendine çirkin diyeceğini düşünmüyorum, ya da düşmanın olmadığı sürece kimse sana “Çirkinsin!” demez. Tarafsız birinden bu yönde herhangi bir iltifat alamayınca insan doğal olarak böyle düşünüyor. Psikolojik boyutu ise korkunç! İnsan, hiçbir zaman dişiliğinden dolayı takdir görmediği için, zaten yürünecek bir potansiyeli olmadığı için boşvermişim dünyaya modunda ne kendine özen gösteriyor ne de zamanla herhangi feminen bir özelliği kalıyor. Yani dişil özelliklerini yitirmeye başlıyorsun. O işve, cilve o naz o eda hafif hafif silinmeye başlıyor ve zamanla tüm bu vasıflarını kaybetmeye başlıyorsun. Hoşlanıyorsun ama harekete de geçemiyorsun haliyle! Aslında çirkin olmadığına, bir erkek tarafından gözlerinin içinde yıldızlarla sana bakılabileceğine inanmak istiyorsun ama o seneler çıkıyor karşına “Ya bırak Allasen bunca sene olmamış, bunca seneden sonra mı öyle bakacaklar?” diyor ya… Offf! O an zaten “hadi kapat gidelim” diyorsun. Evet şimdi “Ya insan zaten herşeyi kendi için yapar ki” diyor olabilirsiniz, doğru. İnsan önce herşeyi kendi için yapar tabii başkası için de yapan bir kesim var o ayrı ama sonunda insanların bakışları, büyülü büyülü bakışları seni daha da motive ediyor ve bu zamanla kendine güveni geliştiriyor. Yani dişil özelliklerinin yanısıra kendini ezen ve kendine güveni olmayan biri haline geliyorsun. Tabi özellikle sizlerin de yorumlarını merak ediyorum? Bekarlık sultanlık mıdır?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN