‘Göz’e mi geldik ne?

06.03.2019 - 14:12
Yorum Yap
Osman Kabalcı

Osman Kabalcı

 

bir gün aslanlar toplanmış.

"ya lafta ormanlar kralıyız açlıktan öleceğiz. maymunlara saldırsak daldan dala kaçıyor. fillere saldırsak fazla büyükler, kuş desen uçuyor, ceylan desen kaçıyor,balık desen yüzüyor. ne yapacağız biz" demiş bir tanesi.

 

"öküzlere saldıralım" diye öneri gelmiş genç bir aslandan."iri yarı görünüyorlar

ama, ne pençeleri var, ne dişleri... tam dişimize göre"

 

ama düşündükleri gibi olmamış. organize bir şekilde takım savunması yapan öküzlere yaklaşamamışlar bile.

 

bakmışlar açlıktan ölecekler, gururlarını sereflerini bir kenara bırakıp tilkiye danışmışlar.

 

"o iş kolay" demiş tilki. "siz beni onların yaşadığı otlakların prensi yapın yeter."

çaresiz kabul etmiş aslanlar.

 

tilki eline beyaz bir bayrak alıp barış elçisi gibi öküzlerin arasına gitmiş.

"saygıdeğer öküz kardeşlerim" demiş,

"aslında aslanlar uysaldır, sizi de çok seviyorlar. ama şu aranızdaki sarı öküz var ya, sarı öküz, işte sorun o... görünce tahrik oluyorlar,canları çekiyor, verin şu sarı öküzü, kurtulun kardeşim, huzur içinde

yaşayın!"

öküzler düşünmüş taşınmış. bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığından yola çıkarak sarı öküzü vermeyi kabul etmişler. aslanlar da afiyetle yemişler.

 

bir iki gün sonra yine gelmiş tilki. "bakın gördüğünüz gibi, saldırılar kesildi, mutlu mutlu yaşıyorsunuz" demis ve eklemiş: "ama şu benekli öküz var ya, benekli öküz, o burada olduğu

sürece size rahat yüzü yok arkadaş, canları çekiyor, verin, kurtulun!"

 

öküz heyeti tekrar toplanmıs. nizam-i alem için benekli öküzü de vermişler.

 

devam eden günlerde tilki gelmeye devam etmiş.

 

kuyruğu uzun olani...

 

burnu beyaz olanı...

 

semiz olanı...

 

günler böyle devam etmiş. otlak seyrelmiş, aslanlar güçlenmiş.

 

daha tilki gelmemiş. gerek kalmamış çünkü. doğrudan aslanın biri gitmiş öküzlerle görüşmeye.

 

"hanginizi istersem onu vereceksiniz, alem buysa kral benim adamı hasta etmeyin" demiş.

otların arasında tek tük kalmış, korkudan tir tir titreyen öküzler "keşke sarı öküzü hiç vermeseydik" demişler. iş işten geçmiş tabi...

 

Üst sıralara tırmanmak için ivedi puana ihtiyacımız vardı.

Kesin üç puan alırız diye çıktığımız Göztepe maçında kendi sahamızda berabere kalmak bizi yaraladı.

Hele son dakika kaçan penaltıdan sonra saçımızı başımızı yolduk.

Son haftaların düşüşe geçen ve teknik ekip değişikliği yaparak bizim maça gelen İzmir ekibi maçta sanki bizden daha hırslı daha istekliydi.

Son haftalarda takımda bir rehavet var gibi. Göztepe maçında da bu gözüme takıldı. Özellikle öne geçtikten sonra rakibi küçümsemenin cezasını çektik.

12. adam desteğini arkana almışsın 1-0 Öne geçiyorsunuz ama 90 dakikanın sonunda sahadan 1 puanla ayrılıyorsun bu olacak şey değil.

Kazanarak sıralamadaki yerini üst sıralara taşıyıp nerdeyse UEFA’yı garantileyecek çok önemli iki haftayı çok kötü kapattık.

Bunu sindiremiyorum.

Önümüzdeki hafta Beşiktaş’a gidiyoruz. Buradan puan çıkara bilecekmiyiz muamma, bundan sonra çok daha zor haftalar bizi bekliyor.

O zaman neden elimizdeki fırsatları tepiyoruz. Biz Göztepe’den daha düşük bir takımıyız?

Yönetim veya teknik ekip futbolcuların kulağını bükmeli. Yoksa UEFA hayal olacak gibi.

Beraberlikle bu iş olmaz kazanmak gerek.

Bence…

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN