Dördüncü Ay

21.03.2018 - 10:25
Yorum Yap
Burcu GÜRLEK

Burcu GÜRLEK

Gerçek sanat ve sanatçı tiyatro sahnesinin tozunu yutandır derler, eğer sanata dair bir yeteneğiniz yoksa gerçek sanatçıya en yakın olduğunuz yerdir tiyatro. Hele bir de sahnelenen oyun topluma ders verici nitelikteyse ayakta alkışlanmayı sonuna kadar hak eder.

Konya Devlet Tiyatrosu da gerçekten büyük bir güce sahip. Konyalının da bu konuda Konya Devlet Tiyatrosu İdari Müdürü Haydar Arslan’dan aldığım bilgilere göre oldukça fazla.  Konya’nın sanata karşı çok ilgisi olmadığı düşünülse de Haydar Arslan, iyi bir sezon geçirdiklerini söyledi.  Hafta sonu Haydar Beyle yaptığım görüşmede Konya’nın tiyatroya ilgisini konuştuk. Arslan ön yargılardan kopmamız gerektiğini söylerken Konya’nın sanattan ve sanatçıdan uzak kaldığına dair tamamen yanlış bir algının var olduğunu paylaştı.  

Salonların yüzde yüz yüz doluluk oranına ulaştığını söyleyen Arslan, öyle bir cümle kurdu ki bende ki önyargılar tamamen silindi. ‘Konya tiyatrosuna sahip çıkıyor’ Arslan bunu söylerken yüzümdeki tebessüm, Konya için düşüncemin değiştiğine kanıt niteliğindeydi.

***

Tiyatro aşka benzer diyor Namık Kemal İnsanı hazin hazin ağlatır diye de ekliyor. Ve şöyle devam ediyor;  Ama verdiği acının gücünde bir başka tat bulunur. Tiyatro evrene benzer. İnsanı doya doya güldürür. Ama yansıttığı tuhaflıklar, gülerken ağlamak için istekler doğurur.

Hafta sonu izlediğim ‘Dördüncü Ay’ oyunu da öyleydi. Aşk vardı bir tarafta sapasağlam duran. Karşısındaki kötülüğe rağmen aşktan aldığı güçle var olmaya çalışan bir kadın...

Yaşadığı baskıya rağmen doya doya gülse de, gülerken hep bir tarafı eksik ve korkunun etkisi altındaydı.

Oyunun sonunda ne oldu biliyor musunuz kadın ve aşkı sonsuzluğa doğru yol alırken pişmanlığı aşkını yaşatmayanlara bıraktı.

O salonu dolduran onlarca kişiye toplumun kanayan yarasını bir kez daha hatırlatan bu güzel oyun, yaşanmış bir olayı anlatırken kadının hakettiği değeri göremediğini de tazeledi hafızalarda. Her neyse oyunu mutlaka izlemenizi tavsiye ederim..

Son olarak...

Sanatçıyla aranıza elektronik bir bağ koymayın derim. Sanatı da sanatçının verdiği duyguyu da yerinde yaşayın. Sanatçıyla gülün onunla ağlayın ve asla sanattan uzak kalmayın.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN