Beyşehir’in geleneksel tarhanası şenlikle tanıtılıyor

02.08.2019 - 11:28 | Son Güncelleme: 02.08.2019 15:01 | İHA
Yorum Yap
Konya’nın Beyşehir ilçesinde, geleneksel tarhananın yapımı düzenlenen şenlikte tanıtım amacıyla tüm aşamalarıyla gerçekleştirilerek gösterildi.
Beyşehir’in geleneksel tarhanası şenlikle tanıtılıyor

Beyşehir Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Göl Festivali devam ediyor. Festival kapsamında Beyşehir Gölü kıyısında düzenlenen ‘Tarhana Şenliği’nde ilçenin geleneksel tarhanasının yapımı tanıtım amacıyla tüm aşamalarıyla gerçekleştirilerek gözler önüne serildi. Göl kıyısındaki park alanında toplanan kadınlar ilçenin tarhanasını, festival kapsamında ilçeye gelen yabancı ziyaretçilere tanıtabilmek için seferber oldu. Kazanlarda pişirilerek bulamaç haline getirilen tarhanalar, makinelerle şekil verildikten sonra çitler üzerinde güneş altında kurumaya bırakıldı. Katılımcılara ve davetlilere tarhana ve kazanda pişirilen bulamacı da ikram edildi. 

Şenliğe katılan Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, Beyşehirlilerin kışın sofralarından eksik etmediği geleneksel ürün olan tarhananın tanıtımı amacıyla bir şenlik düzenleme kararı aldıklarını hatırlatarak, tarihçesiyle ilgili bilgiler verdi. Bayındır, “Eşrefoğlu Beyliği’nin yerleşim merkezi olan (Eşrefoğlu) İçerişehir Mahallesi ve yine onun boğazında yaptığımız yeşil bir dokunun içerisinde tarhana festivali yapıyoruz. Beyşehir’de bugünlerde hangi mahalleye şu an girseniz, sokaklarda, boş arsalarda kazanlar kaynıyor, çitler seriliyor. Çit üstünde tarhana kurutuluyor. Bizim ta ecdattan gelen adettir bu. Zira, biz onu nereden biliyoruz? Karlıoğlu Sinan Bey, sancak beyi iken Yavuz Sultan Selim’in en önemli komutanlarından birisidir. 1516-1517 Ridaniye ve Mercidabık savaşlarında özellikle çölde, çölü geçmek için tarhananın Beyşehir tabiriyle ayran ve tereyağı, bulgur, buğday kırarak bulgurdan yapılan bir mamulümüz, yiyeceğimizdir. Biz onu kış aylarında sofralarımızda vazgeçilmez bir gıda olarak tüketiriz, yeriz. Özellikle açlığı ve susuzluğu yenen güzel bir gıdadır. Uzun mesafeli tok tutan, ki 1516-1517’lerde çöl, Mısır Çölü onunla geçilmiş. Yani daha doğrusu Karlıoğlu Sinan Bey’in Yavuz Sultan Selim’e tavsiyesi bu ürün olmuş. ‘Asker, bu çölü geçerken sıkıntı yaşar mıyız?’ sorusu üzerine, ‘Efendim benim yöremin bir malzemesi. Tarhanadan bol getirelim, atımız üstündeki süvarimiz Allah’ın izniyle bu çölü geçecektir.’ demiştir. Bu anlamda biz bu geleneği asırlardır devam ettiriyoruz. Şimdi Beyşehir’in kadınları bu yapılan eylemi, tarhana düzenlemesini bir de festivalimiz bünyesinde yaparak tanıtmak istediler. Güzel bir çalışma oldu” dedi. 

Tarhana etkinliğinin düzenlendiği İçerişehir Mahallesi'nin Muhtarı Murat Kurt da, tarhananın yöre halkının geleneksel bir yiyeceği olduğunu anlatarak, “Sadece Beyşehir’e özgü bir yiyeceğimizdir. Tarhana, bozulmayan, yaz mevsiminde yapılan bir gıdadır. Ayran, yoğurt, yağdan oluşan, kazanlarda yoğrulup pişirilerek yapılır. Tabii buğday da karıştırılarak kısık ateşte kazanların içinde pişirilmesinden sonra aşama aşama yapılır, tamamlanır. Daha sonra ise elde ya da özel makinelerde basılarak yuvarlak şekli verilip güneşte çit üzerine serilerek kurumaya bırakılır. Uzun süre de dayanan bir gıdamızdır. Her yıl yaz aylarında yapıyoruz. Bunun son dönemde cips haline getirilmiş ince hali de yapılıyor. Bugün de İçerişehir Mahallemize ait yöresel bir yiyecek olan tarhanamızı tanıtmak için kadınlarımızla birlikte buradayız” şeklinde konuştu. 

İmece usulü tarhananın yapımını gerçekleştirdiklerini anlatan Emine Ateş de, tarhananın Beyşehir’in kış sofralarının vazgeçilmez bir gıdası olduğunu vurguladı. 

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Google Plus'da Paylaş

YORUM YAZIN